Sizlere, Belediyelerin son zamanlarda sayısını arttırmış oldukları yasaya aykırı bir eyleminden
bahsetmek istiyorum.
Belediyeler, yasaya aykırı bu eylemi, hayvan sahibi insanların evlerine yasaya aykırı tebligat göndererek gerçekleştiriyorlar.
Öncelikle, Size bir tebligat örneği göstermek istiyorum:
T.C.
.............. BELEDİYESİ
Zabıta Müdürlüğü
hayvan hakları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayvan hakları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Mart 2013 Pazar
17 Ocak 2013 Perşembe
Ölüm Yasasına Hayır Eylemi - 20 Ocak 2013
![]() |
| Ölüm Yasasına Hayır |
siyasilere özgü bir hayalperestlik olabilirdi; oldu da...
21 Aralık 2012 Cuma
Soğuklarda Hayvanlarımızı Unutmayan Belediyeler
![]() |
| Fotoğraf: Rosa Rosarum |
Kış bastırdı malum. Sokakta yaşayan canlar hem soğukla hem de açlıkla mücadele ediyor. Vücut ısıları zaten çok düşük olduğu için, açlık onlar için her zamankinden fazla tehlike arz ediyor. Bu yüzden, belediyelerin sokak hayvanlarına yönelik barınma ve yemleme çalışmaları hayati önem teşkil ediyor.
Yurdun her bölgesinden katliam haberlerinin geldiği şu günlerde, bazı belediyeler ise öldürmek yerine yaşatmayı tercih ediyor. İnsanlığın onuruna yakışır biçimde, dünyayı paylaştığımız masum canlara yardım elini uzatıyor.
18 Aralık 2012 Salı
Keçiören'de Neler Oldu?
13.03.2013 Güncelleme
Son olaylar maalesef Keçiören Belediyesi'nin yalan söylediğini ortaya koymuştur.


Keçiören Bağlum çöplüğünde ölüme terk edilen hayvanlar birkaç gündür hepimizin gündeminde. Yayınlanan görüntüler yüreklerimizi dağladı, kanımızı dondurdu. İnsanoğlunun acımasızca doğayı ve masum canlıları nasıl katledebildiğini bir kez daha gördük ve bir kez daha umutlarımızı yitirdik.
Haberi yayınlayan MADDOG (http://www.facebook.com/pages/MADDOG/333485226872) iddialarının arkasında. Konuyu bilmeyenler için tek tek linkleri koyuyoruz:
İşte bu haber üzerine biz de yetkililere Bağlum çöplüğünde neler olduğunu sorduk ve katliamın sorumlulularının bir an evvel bulunmasını talep ettik. İki gün boyunca Twitter sayfamızdan herkese ulaşmaya çalıştık. Maalesef siyasi amaç güttüğümüzü ve amacımızın Keçiören Belediyesi'ni karalamak olduğunu iddia eden çok sayıda belediye çalışanı ve parti mensubu oldu. Bizleri suçlamak yerine dinlemeleri gerektiğini anlayan tek bir kişi çıktı aralarından: Keçiören Belediyesi AK Masa'dan Sayın Tuğrul Hazine. Kendisine çok teşekkür ediyoruz.
Tartışmalara sebep olan bir diğer konu ise barınakta resmi çekilen ve daha sonra çöplükte bulunan Arjantin Dogo cinsi köpekti. Kurnaz'a bu köpeği de sorduk. Bu konuyla ilgili ise Kurnaz "O köpek sahipli bir köpekti. Barınağımızda tedavisi yapılıyordu. Tedavisi bitince sahibine teslim ettik. Biz teslim ettikten hemen sonra sahibinin yanından kaçmış. Bağlum çöplüğüne 1 km mesafede yaşıyorlar zaten. Orada bulunmuş olması çok normal. Sahiplenmek istedik, sahiplendirmedi diyorlar. Köpek zaten sahipliydi. Sahipli köpeği nasıl başkasına sahiplendireyim?" şeklinde konuştu.
NOT: Olayın aydınlatılması için http://bimerapplication.basbakanlik.gov.tr/Forms/pgApplication.aspx linkinden başvurunuzu yapmayı lütfen unutmayın. Sadece 5 dakika ayırın ve olayla ilgili resmi olarak soruşturma talep edin.
Son olaylar maalesef Keçiören Belediyesi'nin yalan söylediğini ortaya koymuştur.
---------------------------------------------------------
Haberi yayınlayan MADDOG (http://www.facebook.com/pages/MADDOG/333485226872) iddialarının arkasında. Konuyu bilmeyenler için tek tek linkleri koyuyoruz:
- http://www.facebook.com/photo.php?fbid=10151377337526873&set=a.333489951872.182989.333485226872&type=1
- http://www.facebook.com/photo.php?v=3500945420937
- http://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=302932063158094&id=333485226872
![]() |
| Bağlum'da soğuk ve açlıktan ölen bir yavru köpek |
Tuğrul Bey'in girişimiyle bugün eleştirilerin odağındaki isim Keçiören Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü Ercan Kurnaz ile 2 saate yakın süren bir görüşme gerçekleştirdik.
Belediyenin ve müdürlüğünün bu işle bir ilgisi olup olmadığını sorduğumuz Ercan Kurnaz iddiaları kesin bir dille reddetti ve çöplükte bulunan hayvanlarla ilgili bir bilgisinin olmadığını, kimin neden ve nasıl böyle bir şey yaptığını bilmediğini; ancak kendilerinin hiçbir şekilde böyle bir şey yapmadıklarını ve yapamayacaklarını söyledi. Barınaktaki köpekleri aşıları ve kısırlaştırmaları yapıldıktan sonra Bağlum çöplüğüne değil; yasa gereği aldıkları yere geri bıraktıklarını ifade eden Kurnaz, kendilerine iftira atıldığını iddia etti.
Tartışmalara sebep olan bir diğer konu ise barınakta resmi çekilen ve daha sonra çöplükte bulunan Arjantin Dogo cinsi köpekti. Kurnaz'a bu köpeği de sorduk. Bu konuyla ilgili ise Kurnaz "O köpek sahipli bir köpekti. Barınağımızda tedavisi yapılıyordu. Tedavisi bitince sahibine teslim ettik. Biz teslim ettikten hemen sonra sahibinin yanından kaçmış. Bağlum çöplüğüne 1 km mesafede yaşıyorlar zaten. Orada bulunmuş olması çok normal. Sahiplenmek istedik, sahiplendirmedi diyorlar. Köpek zaten sahipliydi. Sahipli köpeği nasıl başkasına sahiplendireyim?" şeklinde konuştu.
Ercan Kurnaz görüşmede, Keçiören Belediyesi olarak sokak hayvanlarına yönelik çalışmalarını da anlattı. "Kısırlaştır, Aşılat, Yaşat" ilkesini benimsediklerini, belediyeye ait Evcil Hayvan Hastanesi'nde 5 veteriner hekimle sürekli hizmet verdiklerini ve hizmetlerine her geçen gün yenilerini ekleyeceklerini belirten Kurnaz, "Biz hayvan koruma gönüllüleriyle iletişime ve işbirliğine her zaman hazırız. Yeter ki onlar bize iyi niyetli yaklaşsınlar." dedi.
******
Haberi yapan MADDOG şahitlerle ve belgelerle her şeyi ispata hazırım, diyor. Belediye ise kesin bir dille iddiaları reddediyor ve bunların çirkin iftiralardan ibaret olduğunu, tek bir hayvana bile zarar vermelerinin mümkün olmadığını söylüyor. Bizim tek isteğimiz ise gerçeklerin bir an evvel ortaya çıkması. Canlarımıza bu sonu reva gören katillerin bulunması için emniyet güçlerinin harekete geçmesini istiyoruz. Ülkenin başkentinde birileri onlarca cana kıyıyor ve elini kolunu sallaya sallaya gezebiliyorsa; bu bir yaşam hakkı konusu olduğu kadar aynı zamanda bir güvenlik sorunudur da. Hayvanların canlarına kıyılmasını umursamayan ve hatta iyi olmuş noktasında gezinen vicdan yoksunu kişilere ise son notumuz şu: Bugün hayvana kıyan o katil eller, yarın çocuğa, sonra kadına ve en sonunda da sana uzanacak. Vicdanın yoksa bile canın var ve o canı umursadığını biliyoruz. O yüzden lütfen sessiz kalma.
NOT: Olayın aydınlatılması için http://bimerapplication.basbakanlik.gov.tr/Forms/pgApplication.aspx linkinden başvurunuzu yapmayı lütfen unutmayın. Sadece 5 dakika ayırın ve olayla ilgili resmi olarak soruşturma talep edin.
10 Aralık 2012 Pazartesi
Şarkıcı Serdar Ortaç'tan Akıllara Durgunluk Veren Açıklama
Şarkıcı Serdar Ortaç sanatçıların yaptığı yardımlar konusunda yaptığı ırkçılık ve türcülük kokan açıklamalarıyla duyarlı ve aklı selim düşünen herkesin tepkisini çekmişti. O konuşmaya ait video kaydı bu sıralar sosyal medyada tekrar gündeme oturdu.
Serdar Ortaç'ın aksine yardım ve iyilik söz konusu olduğunda inanç, ırk, insan-hayvan ayrımı gözetmemenin insan olmanın bir gereği olduğunu düşünüyoruz.
Serdar Ortaç'ın aksine yardım ve iyilik söz konusu olduğunda inanç, ırk, insan-hayvan ayrımı gözetmemenin insan olmanın bir gereği olduğunu düşünüyoruz.
Etiketler:
bağış,
hayvan hakları,
serdar ortaç,
toki,
yardım
30 Ekim 2012 Salı
Tarkan: "Güçlü olan haklı değildir."
![]() |
| Tarkan - Hayvan Hakları |
Ünlü sanatçı Tarkan geçtiğimiz günlerde resmi Facebook sayfasından hayvan hakları ile ilgili görüşlerini yayınladı. Sanatçı, "Güçlü olan haklı değildir" başlığıyla yayınladığı yazıda aynı zamanda yeni yasa tasarısıyla ilgili de konuştu.
Tarkan'ın açıklamaları tam kurban bayramı arefesine denk geldiği için bazı gruplardan tepki görse de; biz kendisine gösterdiği cesaret ve hassasiyetten ötürü gönülden teşekkür ediyoruz. Rol model olarak benimsenen sanatçıların bu konuya daha fazla eğilmesi sorunların çözümünde büyük rol oynayacaktır.
İşte o açıklama:
"İnsanlar
karşısında kendisini koruyacak, savunacak gücü kudreti olmayan
hayvanlara istediğimiz gibi davranamayız. Güçlü olan haklı değildir.
Bizler kendimiz için eşitlik, kendimizi kollama, koruma konularında etik
ilkeler tespit ederken, iş hayvanlara
gelince bunları unutuyoruz. Onları ayrı tutarak kendimize uyguladığımız
ilkelerden uzaklaşıyoruz. Bu bir tezattır! Onların da canlı olduğu
gözardı edilmemeli. Hayvanın da aynen insan gibi doğmaya, doğru dürüst
yaşamaya, korunmaya ve terk edilmeden; açlıktan susuzluktan,
hastalanarak değil; doğal nedenlerle ölmeye hakkı vardır. Bence,
Hayvanları Koruma Kanunu’yla ilgili değişiklik tasarısı, pek çok
maddesiyle, tıpkı insanlar gibi hayvanların da bu dünyada eşit yaşama
hakkına sahip olma fikrine karşı duruyor. Sokaklarda yaşayan hayvanları
toplayıp, bir meçhule sürüklemek çağdaş duyarlılığa sığmaz. Ayrıca
hayvanların deneylerde kullanılmasının sertifikaya bağlanarak, sanki bu
yolla daha az acı çekecekleri izlenimini uyandırmak da yanıltıcıdır.
Hayvanlara işkence yapanlara ve onları öldürenlere verilecek cezaların
iki yıl hapisle sınırlandırılması, böylece para cezasına
dönüştürülebilirliği yüzünden hiçbir caydırıcılık taşımaması da trajik
sonuçlara yol açabilir. Yetkililerin, Hayvanları Koruma Kanunu’yla
ilgili değişiklik tasarısı konusunda bir kere daha düşünmelerini ve
vicdanlarıyla karar vermelerini umut ediyorum."
"We just can’t
mistreat animals who are totally deprived of any self-protection against
human beings. The ones who hold power in their hands aren’t the ones
who are right. We usually remain blind and careless to the needs of
animals while we are perfectly able to set ethical principles for
ourselves when our equality and protection is in question. We draw away
from the principles we set for ourselves by keeping the animals apart.
This is a contradiction and it’s unfair! We shall not ignore the fact
that they are living creatures just like us. As humans do, animals do
also have the right to be born, to live in proper conditions and to be
protected. They shall not die because of abandonment, suffering from
starvation and illnesses but from natural reasons. In my opinion, the
majority of the articles of the amendment to Animal Protection Law
stands against the idea of animals to have the right to live equally on
this planet as humans do. Collecting street animals and dragging them to
an unknown future will not match with modern human sensibility.
Additionally, allowing the usage of animals for laboratory tests only to
certificate holders, aiming to create an impression that they will
suffer less, is a misleading act. Furthermore, limiting the penalties
for torturing and killing animals with 2 years of prison sentence which
can be easily converted to a fine thus not raising any deterrent force,
can lead to more tragic results. I hope that authorities will reconsider
the amendment to Animal Protection Law and make a decision with pure
inner conscience..."
11 Şubat 2012 Cumartesi
#canhediyeedilmez: Hayvanlar Eşya Değildir!
Twitter'da #canhediyeedilmez hashtagi ile Sevgililer Günü'ne özel mesaj veriliyor.
Sevgiliye farklı hediyeler almak için birçoğu kendilerini petshop vitrinlerine bakarken buluyor. Fakat hayvan beslemek asla göründüğü kadar kolay değildir. Hayvanlar adeta hiç büyümeyen bebekler gibidir. Sürekli ilgi ve bakıma muhtaçlardır. Tüyleri dökülür, acıkır, susar, komşular sesinden rahatsız olabilir, evin altını üstüne getirebilir. Kısacası hayvan beslemek çok ciddi bir sabır ve sorumluluk gerektirir.
Hayvan bakarken sabra ve sorumluluğa sahip olmayanlar çoğu zaman hayvanını sokağa ya da barınaklara terk ederler. Oysa sahiplendiğiniz hayvanların da duyguları vardır ve hayvanlar kendilerinden kolayca vazgeçen sahiplerinden vazgeçemezler. Sokaklarda ya da barınaklarda evlerindeki ortamı bulamayacakları için perişan olurlar. Zaten çoğu da çok geçmeden ölür. Bu yüzden lütfen hediye alternatifleriniz içinde hayvanları bulundurmayın.Bu günaha ortak olmayın.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









